Soraya-Meltem Yılmaz

Meltem Yılmaz’ın Soraya Kitabının Yorumları:

‘’Beni uzaktan izledin bir süre. Çok karışıktım, dokunmadın. Sonra… Usul usul yanıma yaklaştın, kulağıma eğilip hayatın aslında güzel olduğunu fısıldadın. Dehşetle açtığım gözlerle baktım hışımla, öfkeyle; hayat nasıl güzel olabilirdi, bu korkunç bir yalan değilse neydi!’’

‘’Soraya ‘Hiçbir zaman’ diye sayıklıyordu hep, inancını kaybettiği günden beri Murat’ı düşünürken… ‘Hiçbir zaman seni affetmeyeceğim.’ Şimdiyse, bu çaresiz cümleye iki kelime daha eklenmişti: ‘ Hiçbir zaman, öldüğünde bile, seni affetmeyeceğim.’’

Hayatta ki her şeyini kaybetmiş bir kadın daha başka neyini kaybedebilir? Elinde kalan tek şeyi tabi ki kadınlığını. Yaşayabilmek ya da çoğu zaman yaşatabilmek için. Soraya da aynen böyle yapıyor. Savaş sonrası gelmeye mecbur kaldığı Türkiye deki sığınma kampından felçli babasını ve annesini kurtarmak için kendini feda ediyor. Lakin bunun sonunda hem kendini hem de ailesini kaybediyor. Bu kitap Suriye deki savaş sonrası çoğumuzun etrafımızda sık sık gördüğü ‘Suriyeli Kadınlar’dan sadece biri olan Soraya’nın acı dolu hikayesini anlatıyor.

Kitap 2015 Berlin Film Festivali’ne seçilmiş. Ama açıkçası ben kitapla ilgili eksik kalmış yanlar olduğunu düşünüyorum. Hikayeler ve kişiler çoğu yerde havada kalmış. Sıradan denilebilecek düzeyde bir hikaye hatta. Keyifli okumalar.

Kitap Yorumu Instagram Hesabı: @kahvekitapikilisi

Selâm güzel insanlar. Çok dokunaklı bir kitapla geldim bu kez. Soraya, uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Gerçek bir yaşamdan yola çıkılarak yazılmış olmasıydı en önemli sebebi elbette. Bir de kadına dâir hayat hikâyelerini okumayı seviyorum. Eğer siz de bu tür kitapları seviyorsanız, bence bir şans verebilirsiniz.

Soraya, Suriyeli bir kadının savaşın patlak vermesi üzerine ülkesinden Türkiye’nin sığınma kamplarına, ordan da Mardin’e kadar uzanan ve ikilemde kaldığı hayatta kalma mücadelelisinin anlatıldığı bir eser. Daha önceden Bosnalı kadınların yaşadıklarına dair çok kitap okudum ancak ilk kez bir Suriyeliye farklı ve daha empatik bir şekilde baktım diyebilirim. ‘’Her yer Suriyeli, off’’ diyen birçok kişiyle dolu ülkemiz, haksız da değiller. Ancak bir de savaşın izleriyle onların duygularını okusak, bilsek ve anlasak bu bizim insanlığımıza insanlık katar!

İngiltere, İsviçre, Almanya, Hollanda, İspanya, İsveç, Fransa ve Türkiye gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu edebi eserlerin sinemaya uyarlama yarışması olan Berlin Film Festival’ine seçilen 11 eserden biridir Soraya. 20 yaşında bir genç kızın ve ailesinin savaşla yerle bir olan hayatını, tercihlerini ve çaresizliğini çok acı bir şekilde gözler önüne seriyor. O kadar empatik bir şekilde okudum ki, çok üzüldüm o sebeple. Ve şimdi sokakta gördüğüm her Suriyeli için, kim bilir ne yaşamıştır, diye düşünmeden edemiyorum.

Sevmediğim yanları da olmadı değil. Örneğin diyaloglarda bazı anlatım bozuklukları gözüme çarptı. Buna rağmen anlatım çok güzel ve akıcıydı. Bir solukta okuyabilirsiniz. Onun dışında kitabın sonu beni tam anlamıyla tatmin etmedi. Mesela Soraya hâlâ şuan hayatta mı? Hala aynı yerde mi hayatına devam ediyor? Hiçbir şey değişmedi mi o son günden sonra? (ipucu vermeden kafamdaki soruları bu şekilde sorabildim) Bu sorularım havada kaldı bana göre.

Elbette tavsiyemdir canlar, okuyun ve okutun.

Kitap Yorumu Instagram Hesabı: @cansunun_kitapligi

Meltem Yılmaz’ın Soraya Kitabının Künyesi:

Kitabın Adı: Soraya

Kitabın Yazarı: Meltem Yılmaz

Yayınevi: Destek Yayınları

Kitabın Türü: Roman

Sayfa Sayısı: 256

İlk Baskı Yılı: 2015

4.08/5 (112)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

1 2 3 4 5

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.